Mermer

mermer-banyo

Mermer, metomorfizma olayı sonucunda kalker ve dolomitik kalkerlerin yeniden kristalleşmesiyle meydana gelmiş bileşimdir. Bileşimlerinin %90-98’i CaCO3’ten (Kalsiyum karbonat) oluşmaktadır. Düşük oranda MgCO3 (Magnezyum karbonat) içermektedir. CaCO3 kristallerinden oluşan mermerlerde esas mineral “Kalsit” tir. Aynı zamanda az miktarda silis, silika, feldspat, demiroksit, mika, fluorin ve organik maddeler bulunabilir. Renkleri genellikle beyaz ve grimsidir. Fakat yabancı maddeler nedeniyle sarı, pembe, kırmızı, mavimtırak, esmerimsi ve siyah gibi renklerde de olabilirler. Mikroskop altında incelendiğinde, birbirine iyice kenetlenmiş “Kalsit Kristalleri”nden oluştuğu görülür.

Endüstriyel anlamda “mermer”; kesilip parlatılabilen her cins taş mermer olarak kabul edilmektedir. Taşın cinsi ve içeriği ne olursa olsun büyük ebatta blok elde edilebilme, kesilme ve cilalanma gibi özellikler göstermesi, o taşın mermer olarak kabul edilmesine kafi gelmektedir. Bunlardan granit, diyabaz, lösitli siyenit, fanolit ve serpantinler gibi magmadan türeyen kayaçlar da bu suretle mermer tanımının içine girmektedir.

Tarihçesi

Milattan önceki devirlerde inşa edilmiş birçok eserde mermere rastlanmaktadır. Bu eserlerde kullanılan mermerlerin türleri çok çeşitli olmakla birlikte ebatlarının çok büyük olduğu dikkat çekmektedir. Tarihi , antik tapınaklarda, heykellerde, saraylarda, Mısır firavun mezarlarında, piramitlerde , surlarda, kalelerde, stadyum ve açık hava tiyatrolarında mermere sıklıkla rastlanmaktadır.

Türkiye’deki mermer yatakları ve ocaklarının pek çoğu milattan önce Romalılar, Bizanslılar ve Yunanlar tarafından işletilmiştir. Türkiye’deki mermer yataklarının büyük bir kısmı özellikle[5] tarihi şöhreti olan Afyon-İsçehisar – Bacakale, Denizli – Honaz, Çal, Kaklık, Kocabaş, Gürlek, Sarayköy, İzmir- Efes, Kütahya – Altuntaş – Çalça, Bileceik – Gülümbe – Lümbe, Bursa – İznik, İzmit – Gebze, Ankara – Koçhisar, Yozgat – Akdağı, Niğde – Gümüşler başta olmak üzere tüm bölgelere yayılmış durumdadır.

Anadolu’da hakimiyet sürmüş medeniyetler bu mermerin bir kısmını memleket dahilinde yapı ve eserlerde kullanmışken büyük bir kısmını da Avrupa’ya göndermişlerdir.

Mermerin sınıflandırılması
Mermerle hiçbir alakası olmadığı halde günümüzde içeriklerinde (ca) bulunmayan çeşitli renkteki granitler, diyabazlar ile az miktarda (ca) ve (mg) ihtiva eden travertenler, serpatinler, (mg) içeriği yüksek dolomitik kalkerler ve içinde fosil bulunan sedimanter kalkerler mermer sınıfından sayılmaktadır. Mermerler, oluşum esnasındaki şartlara bağlı olarak farklı mineralojik, kimyasal ve yapısal özelliklere sahip olmaktadır. Bu sebeple farklı şekillerde sınıflandırılırlar.

Mineral tanelerine göre

  • İnce taneli mermer (1 mm)
  • Orta taneli mermer (1–5 mm)
  • İri taneli mermer (5 mm )
  • Büyük taneli mermer(1–2 cm)

Yapı ve dokularına göre

  1. Masif mermer; kompakt görünümlü, ince ve iri tanelidir.
  2. Laminal mermer; renkli şeritli görünümde, ince taneli şeritler farklı mineral veya elementler içerirler.
  3. Şisti mermer; yapraklı yapıda ve önemli miktarda mika içermektedir.
  4. Breşik mermer; tekrar kırılmış ikincil minerallerle dolgulanmıştır. Ana dolgular farklı renk ve mineral içerikli olabilirler.
(Visited 3 times, 1 visits today)

bunlara da baktılar

Leave a Comment