Tuğla

tuglalar

Söz konusu inşaat sektörü olduğu zaman akıllara ilk olarak gelen kavramların başında hiç şüphesiz ki tuğla gelmekte. Genel olarak kurutulmuş ya da pişirilmiş kil bazlı topraktan hazırlanmakta olan tuğla, kullanılacağı amaca yönelik şekillerde üretilmektedir.

Tarihçesi
Tarihi insanoğlu kadar eski olan tuğla, yapı malzemeleri denildiği zaman herkesin aklına öncelikli olarak gelen şeydir. İlk dönemlerde basit tarzda kurutulmuş killerden hazırlanmakta olan tuğlalar, aynı zamanda insanların yapmış oldukları ilk evin de malzemelerinden bir tanesi olarak bilinmektedir. Hazırlanmış olan bu evler ağırlıklı olarak nehirlerin kıyılarında ve delta bölgelerinde bulunan yerleşim alanlarında, kurutularak hazırlanılan kil tabletler ile inşa edilecek olan evleri yan kısımlarında hazırlanılan oldukça basit üretim düzenekleri üzerinde hazırlanmıştır. İlk tuğlanın ne zaman kullanıldığı ile alakalı net bir tarih vermek ise ne yazık ki mümkün olmamaktır. Lakin Mezopotamya bölgesinde yer alan Fırat ve Dicle nehirlerinin kıyı bölgelerinde kıyı kesimlerde gerçekleştirilmekte olan kazılarda bulunmuş olan pişmemiş kil tabletler, MÖ 13. yüzyıla ait olduklarını göstermiştir.

O dönemlerde oldukça basit ancak etkili şekilde kullanılmış olan tuğlanın endüstriyel olarak üretilmeye başlaması ise MÖ 4. yüzyıla denk gelmektedir. O dönemde inşa edilmeye başlanmış olan Babil Kulesi için yaklaşık olarak 85 milyon adet tuğla kullanılmıştır. Şimdilerde böylesine çok sayıdaki tuğlanın üretimi için 5 ya da 6 tane gelişmiş teknolojiye sahip olan fabrikaların 1 yıl boyunca durmadan çalışması gerektiği düşünüldüğü zaman o dönemlerde yapılmakta olmuş üretimin teknolojik anlamda kendi döneminin ne kadar ilerisinde olduğu da ortaya koyulmuştur. Korintler ise yine tuğla kategorisinde kendine yer bulan kiremitleri ilk defa üretip kullanmış olan devlettir.Şimdilerde de kullanılmakta ola içbükey kiremitler, hazırlanmış olan tuğla hamurunun tokmak ile dövülüp çok daha yaygın hale getirilmiş ve şimdiki halinden biraz daha kalın ve büyük şekilde kullanılmıştır.

Genel olarak Anadolu ve Avrupa’da belirli bir tarihsel gelişim ile ilerleyen tuğla üretimi, Romalıların döneminde ise artık çok daha fazla kullanılmaya başlandı hatta o dönemlerde pek çok kişi tuğla ticareti yapmaya başlamış oldu. Anadolu’da Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde mimari anlamda vazgeçilmez parçalarından bir tanesi oldu. Bu dönemde üretilmiş olan tuğla ve kiremitler ise aynı Osmanlı mimarisinde olduğu gibi kendine özgü tarzı ile ön plana çıkmış oldu.Bu dönemde tuğlaların boyutları büyük iken kiremitler ise çok daha küçüktü. Öyle ki o dönemlerde belirlenmiş olan standartların dışında tuğla ve kiremit üretilmesi ve kullanılması yasaklanmıştı.

Tuğlanın Gelişimi
Sektörel gelişim konusunda ise Osmanlının son dönemlerine kadar herhangi bir adım atılamamıştır. Cumhuriyetin ilan edilmesinden sonra ise yabancı girişimcilerin bu konuda ülkemizde yapmış olduğu çalışmalar sonrasında Marmara ve Ege bölgesinde üretim tesisleri kurulmaya başlandı. Var olan bu gelişim sürecinin hız kesmeden devam etmesi sonrasında ise uzun bir süre boyunca yerinde sayan tuğla üretimi çalışmaları hızlandı, bu durum da ilk önce ithal makineler ile yapılmakta olan üretimin yerli makinelere kaymasını sağlamıştır. Şimdilerde ise Türkiye’de tuğla üretimi hızını her geçen gün arttırarak devam etmektedir.

Avrupa’da ise tuğlanın tarihsel gelişimi ülkemize nazaran çok daha aktif bir şekilde gerçekleşmiştir. Buharlı makinelerin bulunması ile birlikte daha öncesinde hayvan gücü hammadde hazırlama makinelerinde kullanılırken daha sonrasında yerini bu makinelere devretmiştir. 1700’lü yıllara gelindiğinde döneminde devrim sayılan makineleşmenin beraberinde getirmiş olduğu gelişim 1800’lü yıllara da yansıdı. Bu dönemde ise helezonlu şekillendirme preslerinin gelişmesi sonrasında hafif ve delikli tuğla üretimine başlamıştır. Başta Hoffman ve tünel tipteki fırınların kullanılmaya başlamasından sonra ise tuğla ve kiremit oldukça uygun fiyatlı yapı malzemeleri arasındaki yerini almış oldu. Böylece kullanım alanında da genişleme kendini göstermiştir.

Günümüzde Tuğla
Günümüzde üretim tesisleri geçmiş dönemlere oranla çok daha modern bir şekilde dizayn edilmektedir. Bu sayede ortaya çıkan sonuçlar teknik olarak çok daha iyi değerlere sahiptirler. Tuğlanın hazırlanışı esnasında ilk adım hiç şüphesiz hammaddenin hazırlanmasıdır. Ana malzeme olan kil, doğa içerisinde genel olarak rutubetli ve plastik kıvamda bulunur. Kimi zaman kuru kimi zaman da toz haline getirilebilir şekilde olsa da kaya şeklinde bulunup çıkartılması da mümkündür. Ancak direkt olarak doğadan gelecek olan kil hemen tuğla olarak kullanıma hazır değildir. Hammaddenin tuğla olarak işlenebilmesi adına ilk olarak öğütme işleminin yapılması gerekecektir. Hammaddenin mümkün olduğu kadar homojen bir hale gelmesi adına iyi bir şekilde ufalanarak ince partiküller halini alması gerekmektedir.

Günümüzde Tuğla Üretimi
Birbirinden farklı makinelerde üretim için kullanılacak olan kilin içerisindeki iri taşların ve çöplerin ayıklanması gerekmektedir. Bu taşlar ve çöpler tuğla kalitesini etkilediği gibi aynı zamanda makinelere zarar vermektedir. Filtreleme işleminden geçen toprak homojen bir karışımın ortaya çıkartılması adına toprağın içerisine azar azar su eklenmeye başlanacaktır. Suyun bu şekilde eklenmesi, toprağın plastikliğinin arttırılmasına yardımcı olacaktır. İyice karıştırılacak olan killi toprağın kalitesini ortaya çıkartacak olan aşama dinlendirmedir. Kilde var olan tiksotropik özelliklerden ötürü yoğrulmuş olan çamur dinlendikçe direnç kazanmaya başlar, bu da tuğlanın dayanıklılığını arttıracaktır. Yapılacak olan bu işlemlerin ardından ise artık tuğla adına hazırlanmış olan kil, şekillendirmeye de hazır olacaktır.

Şekillendirme
Birbirinden farklı yöntemler kullanılarak şekillendirilmeye başlanacak olan tuğla için ağırlıklı olarak kalıplama , presleme ve ekstrüzyon yöntemleri kullanılır. Presleme yöntemi genellikle kiremit üretmek adına kullanılmaktadır. Birbirinden farklı presler sayesinde kil oldukça kolay bir şekilde kiremit halini de almaktadır. Harman tuğlası hazırlanmak istendiği zaman ise kalıplama yönteminden yararlanılabilmektedir. Extrude yani vakumlama yönteminde hazırlanmış olan kil, vidaların yardımı ile belirli bir orandaki basınç ile kalıptan çıkartılacaktır. İstenilen şekilde son halini alacak olan kil, daha sonrasında ise içerisinde yer alan suyun dışarıya çıkartılması adına kurutulmaya alınacaktır. Türkiye’de ağırlıklı olarak doğal kurutma yöntemi kullanılıyor olsa da son dönemlerde bazı işletmeler tarafından suni kurutma da yine seçenekler arasındaki yerini almış oluyor.

Kurutma
Hangi yöntem olursa olsun fark etmez, tuğla kurumaya başladığı zaman içerisinde yer alan suyun kaybolmasından ötürü boyut bakımından küçülmeye başlayacaktır. Pişirme aşamasında geldiği zaman tuğlanın istenilen sertlik oranına erişmesi adına 900 – 1200 derecelik bir ısıya maruz kalacaktır. Pişirme aşamasında tuğlanın ilk olarak içerisindeki organik maddelerin tamamı yanacak, ardından molekül suyunu kaybedecek, sonrasında ise sert, şekli değişmeyen ve belirli bir rengi olan son haline erişmiş olacaktır. Günümüzde tuğlaların pişirilmesi adına birbirinden farklı fırınlar kullanılmaktadır. Burada temel amaç hiç şüphesiz mümkün olan en iyi şekilde tuğlaların pişirilmesidir. Ardından da pişirilen tuğlalar soğutularak paketlenir ve kullanılma hazır hale gelmiş olur.

(Visited 2 times, 1 visits today)

bunlara da baktılar

Leave a Comment