Granit

granit-taslari

Doğal granit dünyamızın milyonlarca yıl süren jeolojik oluşum dönemlerinde yer kürenin derinliklerinde kuvars, feldspat, mika ve başka bir takım kayaç ve yapıcı minerallerin birleşmeleri ve daha sonra değişik sebeplerle yeryüzüne yükselmeleriyle oluşmuş kayalardır.

Doğadaki en sert minerallerden biri olan kuvars ve türevlerini uygun olarak içlerinde bulundurması sebebiyle aşınma ve çizilmeye dayanıklı çok sert bir yapı kazanan granit, aynı zamanda değişik minerallerin oluşturduğu bir renk harmonisine sahip dokusu itibariyle dekoratif, uzun ömürlü ve sağlam bir yapı malzemesi olarak kullanıma imkân vermektedir.

Granit doğadaki en sert yapı malzemesi olması nedeniyle diğer yapay malzemelerde görülebilecek dezavantajlara sahip olmadığı gibi, sağlıklı ve uzun ömürlüdür. Son zamanlarda seramiklere de GRANİT adı verilmektedir. Asıl adı, yapay bir malzeme seramik olduğu halde,reklamlarda kısaca GRANİT seramik ifadesi kullanılmaktadır.

GRANİT doğadaki en sert yapı malzemesi olduğundan, sert ve dayanıklı imajını vurgulamak için seramiğin başına eklenmekte, bu da tüketiciyi yanıltmaktadır. Doğal granit tabiattan bloklar halinde alınmaktadır. Bu bloklar kesim makinesi olan katraklarda kesilerek levhalar elde edilir.

Levhalar ocaktan alınan granit bloğunun büyüklüğüne göre farklılıklar gösterse de genelde 1,20×2,40 cm ebatlarının üzerindeki ölçülerde olmaktadır. Granit levhaların kalınlıklarında genelde kullanılan ve tercih edilen 2 cm veya 3 cm olmakla beraber müşteri projesine ve talebine göre istenilen kalınlıkta levha üretimi mümkündür.

Granit blok kesilerek granit levhalar elde edildikten sonra bu levhalar cilalanarak parlak bir yüzey elde edileceği gibi, istenildiği takdirde müşteri talebi doğrultusunda granitin kullanılacağı projeye uygun olarak yakılmış, çekiçlenmiş, kumlanmış veya yarım cilalanmış yüzeyler de elde etme imkanı vardır.

Cila işlemine tabi tutulmuş merdiven basamaklarının uç kısmına kaymayı önlemek amacıyla bant konulabilir veya basamakların yüzeyi yakma – kumlama işlemi ile pürüzlendirilebilir.

Cilalanarak hazır hale gelen levhalar daha sonra müşteri projeler doğrultusunda ebatlanır, kenar işlemleri yapılır, delikleri delinir ve projeye uygulanmaya hazır hale getirildikten sonra ambalajlanarak nakledilir. Plakalardan yapılacak ebatlama işlemi müşterinin talebi ve projesi doğrultusunda gerçekleşir.

Kalınlığı 1 cm olan ince granitler; özellikle yenileme yapılan inşaatlarda mevcut döşemenin üzerine yapıştırılarak uygulamada kot farkı meydana getirmediği için kolaylık sağlamaktadır. İnce ürünler kalibre edilerek ebatlılarda dörtkenarına pah kırılabilir.

İnce granitler dış cephede de 2 cm kalınlıktaki granitlere oranla binaya daha az yük getirmekte, hatta alt yapısı ağırlığı nedeniyle granite uygun olmayan binalara dahi granit cephe giydirme imkanı sağlamaktadır.

Granit Tabiatta Oluştuğu Şekil

Granit, yer kabuğunda böyutlan 8 km’ye varan düzensiz kütleler halinde, kimi zaman da yüzlerce kilometre karelik alanlara yayılan batolitler (dipsiz kayaç) biçiminde bulu­nur. Aynca daykların ya da sillerin (öteki kayaçların arasındaki yarıklara sokulan lev­ha yapılı kütleler) içinde de görülür.
Başlıca bileşeni feldispat olan granitte plajiyoklaz ve alkali feldispatlann her ikisi de genellikle bol olarak bulunur ve bunların granit içindeki göreli miktarları sınıflandır­mada temel oluşturur.

Çoğu granitte, bu iki feldispat türünün birbirine oranı ikiden küçüktür. ABD’nin doğu, orta ve güneybatı kesimlerinde, İngiltere’nin güneybatısında,
Fennoskandiyen (Baltık Kalkanı) yöresin­de, Fransa’nın batı ve orta kesimlerinde, İspanya’da ve başka birçok yerde rastlanan granit türleri bu niteliktedir.

Plajiyoklaz feldispat içeriği alkali feldispatlara oranla çok fazla olan granitlere ABD’nin batısın­daki geniş alanlarda sık rastlanır; bunlar, Alaska ve İngiliz Kolumbiyası’ndan başla­yarak güneye doğru uzanan, Idaho ve California’dan geçerek Meksika’ya ulaşan büyük batolitler dizisinin egemen kayaç türüdür.

Alkali feldispat içeriği plajiyoklaz feldispatlara oranla çok fazla olan granitlere ise New England’da rastlanır. Bunlar İngil­tere’de Tersiyer (Üçüncü) Dönemde (y. 65-2,5 milyon yıl önce) oluşan kayaçların içinde ve Norveç’te Oslo yöresinde görece küçük kütleler halinde bulunur. Ama en gelişkin olduğu yer Nijerya’nın kuzeyidir. Yüzde 20′den daha az kuvars içeren kayaç- lar genellikle granit olarak adlandırılmaz; bu kayaçların içerdiği kara (ferromagnezyum ağırlıklı) mineral miktarı hacim olarak en çok yüzde 20′dir. Granitin içerdiği ikincil önemdeki mineraller, muskovit,
biyotit, amfibol, piroksen, ender olarak da fayalittir (demirli olivin).

Biyotit kimi zaman çok az miktarlarda olsa da her tür granitte hemen her zaman görülen bir mineraldir. Sodalı amfiboller ve piroksenler (ribekit, arfvedsonit, aejirin) alkali granitlerin tipik mine­ralleridir. İki feldispat türünden birinin ağırlıklı miktarlarda bulunmadığı granitler­de, amfibol ya da piroksen temel bileşen olarak bulunmaz; bu durumda kara mine­ralleri genellikle biyotit, muskovit ya da her ikisi birden oluşturur.

(Visited 44 times, 1 visits today)

bunlara da baktılar

Leave a Comment